Serender
Tohum: Geleceğin Hafızası
Biyoçeşitlilik

Tohum: Geleceğin Hafızası

Tüm Yazılar

Vandana Shiva'nın tohum hareketinden Anadolu'nun yerel buğday çeşitlerine — tohum koruma neden bir özgürlük meselesidir?

Bir tohum, içinde bir orman taşır. Geçmiş binlerce yılın iklim değişimlerine, kuraklıklarına, hastalıklarına dair kayıtları içerir. Onu eken çiftçinin ne yetiştireceğini, soframızda ne olacağını, dolayısıyla bir kültürün ne yiyeceğini belirler. Tohum, biyolojinin yanı sıra siyasi bir nesnedir — çünkü tohumu kontrol eden, gıdayı kontrol eder.

Hindistanlı fizikçi ve aktivist Vandana Shiva bu gerçeği fark ettiğinde 1980'lerin sonuydu. 1991'de kurduğu Navdanya hareketi — Sanskritçe 'dokuz tohum' anlamına gelir — Hindistan'ın 22 eyaletinde 150'den fazla topluluk tohum bankası kurdu, iki milyondan fazla çiftçinin organik tarıma geçişine destek oldu. Shiva, çiftçilerin atalardan kalma yerel tohumları saklama, değiş tokuş etme ve yeniden ekme hakkını savunmak için 1993'te Right Livelihood Award'ı (Alternatif Nobel) aldı.

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan F1 hibrit tohumlar ve genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), tarımın endüstriyelleşmesinin temelini attı. Bu tohumlar genellikle yüksek verimli ama tek yıllıktır — ertesi yıl ektiğinizde ya verim alamazsınız ya da bambaşka, beklediğinizden farklı bir bitki çıkar. Bu, çiftçiyi her sezon tohum almaya, yani şirketlere bağımlı olmaya zorlar. Üstelik bu tohumların çoğu patentlidir; saklamak yasal olarak yasaklanmıştır.

Atalık (heirloom) tohumlar ise açık tozlaşan, yıllarca seçilerek geliştirilmiş, yerel iklime ve toprağa adapte olmuş çeşitlerdir. Bu yıl ektiğinizden topladığınız tohumu gelecek yıl ektiğinizde aynı bitki büyür. Bir bölgedeki yüz yıllık atalık domates çeşidi, o bölgenin sıcaklığına, yağışına, hatta toprağındaki mikroorganizmalarına uyum sağlamıştır; sentetik gübreye ve pestiside daha az ihtiyaç duyar. FAO verilerine göre 20. yüzyıl boyunca dünyada kültürü yapılan bitki çeşitlerinin %75'i kaybedilmiştir.

Türkiye, Anadolu'nun konumu nedeniyle dünyanın en zengin tohum genetik kaynaklarına sahip ülkelerden biridir. Buğday, mercimek, nohut ve birçok meyve türü için bir gen merkezidir. Karakılçık buğdayı, siyez, kavılca, çakal nohutu, alaca fasulyeleri — hepsi binlerce yılda Anadolu çiftçileri tarafından geliştirilmiş yerel hazinelerdir. Türkiye Tohum Gen Bankası ve gönüllü tohum takas şenlikleri bu mirası canlı tutmaya çalışıyor. Ama gerçek koruma müzelerde değil, çiftçinin tarlasında olur.

Topluluk tohum bankası fikri basittir: her köyde, her mahallede, hatta her balkonda tohum biriktirilir, paylaşılır, denenir. Birisi domateslerini kayıt altına alır, başka biri kabaklarını. Yıllık takas şenliklerinde herkesin elinde bulduğu çoğaltılır. Bu, hem genetik çeşitliliği koruyan hem de toplulukları birbirine bağlayan canlı bir arşivdir.

Domates, biber, fasulye, marul gibi bitkiler ev bahçecileri için en kolay başlangıçtır. Olgunlaşmış meyveden tohum alınır, temiz suyla yıkanır, kâğıt havlu üzerinde tamamen kurutulur ve kâğıt zarflarda — plastikte değil — serin, kuru, karanlık bir yerde saklanır. İyi saklanan domates tohumu beş ila altı yıl, fasulye tohumu üç yıl çimlenebilir. Her tohum, bir geleceğin saklı kayıtçısıdır.

İlham Kaynağı

Vandana Shiva / Navdanya

Serender Editörleri